Makine veya tesis yatırımında finansman seçimi, yatırımın kendisi kadar firmanın sonraki yıllardaki nakit akışını belirliyor. Karar verirken yalnızca faiz veya kira oranına değil, yatırımın nakit üretmeye başlayacağı zamana ve geri ödeme takviminin bu zamana uyumuna bakmak gerekiyor.
Leasing tarafında hukuki çerçeve 6361 sayılı Kanun ile belirleniyor. Kanuna göre kiralanan malın mülkiyeti sözleşme süresince kiralayanda kalıyor; taraflar süre sonunda mülkiyetin kiracıya devri için satın alma hakkı tanıyabiliyor. Sözleşme yazılı olarak veya Kurulun uygun gördüğü uzaktan iletişim araçlarıyla kurulabiliyor; taşınmazlarda tapuya şerh, sicile tabi taşınırlarda ilgili sicile kayıt, diğerlerinde ise Birlik nezdindeki kayıt yapılıyor. Kanun ayrıca finansal kiralama sözleşmelerini damga vergisinden istisna tutuyor.
Karşılaştırmada uygulamada bakılan başlıca kriterler:
- Toplam maliyet: Faiz veya kira farkı yanında masraf, sigorta, vergi ve kur riskinin birlikte değerlendirilmesi
- Nakit akışı: Taksitlerin yatırımın devreye girme süresine ve sezonsallığa uyumu
- Teminat ihtiyacı: Leasingde malın kendisinin güvence işlevi görmesi, kredide ek teminat istenebilmesi
- Bilanço ve borçluluk: Toplam borç yükünün ve kısa vadeli yükümlülüklerin sürdürülebilirliği
- Özkaynak payı: Tamamen borçla yapılan yatırımın talep düşüşünde yaratacağı baskıya karşı bir özkaynak katkısı
- Teşvik ve destekler: Yatırım teşvik belgesi veya destek programlarıyla birlikte kullanılabilirlik
Önerilen yol, yatırım için en az iki-üç senaryolu bir nakit akışı tablosu hazırlamak; satışların beklenenden düşük gelmesi ve maliyetlerin artması durumunda taksitlerin karşılanıp karşılanamayacağını test etmek. Somut finansman yapınız için mali müşavirinizle ve bankanızla görüşmeniz önerilir.
Kaynaklar (erişim 29.10.2026):
Genel bilgi niteliğindedir; mevzuat ve destek şartları değişebilir, güncel hâli için kaynaklardaki resmî duyurulara bakın. Kendi durumunuz için bir danışmana danışın.